• Muzaffer KÜLCÜ Resmi Web Sitesi

HABERLER

‘AK Parti, tüm baskıları milletten aldığı güçle aştı’ Yayın Tarİhİ: 15.8.2017

AK Parti’nin Kurucu İl Başkanı olarak, ilk günlerden bugüne AK Parti’yi sorduğumuz Belediye Başkanı Muzaffer Külcü, 2001’de gazetemiz sütunlarına yansıyan ilk açıklamasında,  o dönemin siyasi tıkanıklığına vurgu yaparak, “siyasetteki tıkanıklığı AK Parti aşacak.” demişti. Biz de, o günden bugüne AK Parti’yi Muzaffer Külcü’den sorduk.

AK Parti kurulalı 16 yıl oldu. 16 yıl önceki Türkiye ile 16 yıl sonraki Türkiye arasında nasıl bir fark görüyorsunuz?
Türkiye'nin beklediği, özlediği değişimin AK Parti ile başlaması bir tesadüf değil. Uzun yıllardan beri bekleyen sorunları bilmekle kalmayıp, bizzat yaşayan, Türkiye'de var olan meseleleri çok iyi bilen, milletine, memleketine aşık bir kadro tarafından kurulan bir partidir AK Parti. Millete, ülkesine duyduğu sevdayı hizmete dönüştürme gayreti ile 16 yıldır çalışan bir parti. İşte, bu hizmet sevdası da Türkiye'ye büyük bir dönüşüm yaşattı.
16 yıl önce, 14 Ağustos 2001 tarihi, 28 Şubat post modern darbesi ve bu darbenin eğitim, sosyal, sağlık, ekonomik ve siyasi alanlarda birçok olumsuz etkisinin keskin bir şekilde hissedildiği bir dönemdi. 16 yıl önce, IMF kapılarında memurunun maaşını ödemek için neredeyse dilenen bir Türkiye vardı. Bunun yanında bölgesinde bile etkisi yok denebilecek bir ülke konumundaydı Türkiye. Bölgesindeki hiçbir olaya müdahale edemiyor, edemediği gibi de büyük devletler tarafından istenildiği gibi yönlendirilebiliyordu. Şimdi geriye dönüp baktığımızda o günkü sorunlarımızın birçoğu gündemde bile değil.
16 yıl sonra, bugün dünyanın en büyük 20 ekonomisinden biri haline geldik.  Türkiye, bölgesinde lider ülke. Eğitim, ulaşım, sağlık, sanayi, tarım aklınıza gelebilecek tüm alanlarda yerli ve milli gücünü ortaya koymuş bir ülke olduk. Bütün bunların yanında dünyanın neresinde olursa olsun tüm mazlumların yardımına koşan, onları gözeten, kollayan bir ülke konumuna geldik. Büyük devletler karşısında kendi haklarını koruyan, diğer ülkelerin hakkını da korkusuzca seslendiren, mazlumlara kol kanat geren bir devletiz artık. 
Kurulduğu günden bu güne birçok zorlukla karşılaştınız. Parti kapatma davaları, e muhtıra, darbe girişimi vs. AK Partiyi en çok zorlayan hangisiydi?
Evet… Kurulduğumuz ilk günden itibaren  anti-demokratik uygulamalara maruz kaldık. Devletle milletin arasını açan ve devleti bir vesayet kurumu haline getiren anlayışla millî irade taraftarlarının uzun süren çatışmasının ardından, Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğindeki AK Parti sahneye çıkıp belli gruplar tarafından inşa edilmiş müesses nizama meydan okudu.
Üniversitelerde başörtüsü yasağı hâlâ yürürlükteydi. Anayasa'nın iki maddesinin değiştirilmesi teklifinin 103'e karşı 411 oyla ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin desteğiyle 2008 yılında Meclis'ten geçmesine ve "411 el kaosa kalktı" türü manşetler atan medya patronlarıyla mücadele edildi. Bir siyasi parti olarak AK Partimiz 2008'de, Anayasa Mahkemesi tarafından kapatılmaktan bir oyla kurtuldu. 27 Nisan 2007'de, AK Parti'nin cumhurbaşkanı adayına yönelik itirazı ve laikliği koruma gerekçesiyle gece yarısı bir muhtıra yayınlandı. "E-muhtıra" olarak bilinen bu bildiride, seçimle gelmiş hükümete tehditler savruluyordu. Bundan birkaç ay sonraki seçimlerde, Türk halkı darbelere ve yerleşik düzene yönelik tepkisini, oyların yüzde 46,5'ini AK Parti'ye vererek gösterdi. 2010 yılında kabul edilen anayasa değişikliği paketi ve AK Parti'nin 2011 seçimlerinde oyların yüzde 49,5'ini alarak elde ettiği zaferin ardından, Türkiye üzerinde hesap yapan iç ve dış güçleri yeni tezgâhlarda yeni planlarda buluşturdu. Gezi kalkışması ve 17-25 Aralık Operasyonları ile sonuç alamayan güç odakları, 15 Temmuz darbe girişimi ile adeta Türkiye'nin omurgasına saldırdı. Bunun öncesinde de partimize, hükümetimize, kurumlarımıza, liderimize yönelik operasyon girişimleri oldu. Her olayda, her hadisede bu aziz millet, partisine, hükümetine ve liderine sahip çıktı.
AK Parti’nin karşılaştığı sorunların, hiçbiri bir diğerinden daha basit ve küçük değil. Hemen hepsi de milletimizin desteği, AK Parti kadrolarının dik duruşu ile çözülen meseleler… 
Milleti temsil ediyorsunuz, bu sorumluluğun ağırlığı hakkında neler söylemek istersiniz?
80 milyonluk güçlü ülkeyiz. Hayalleri olan bir milletiz. Devletimizin hedefleri var. Partimiz kurulduğu günden beri üstlendiği ağır sorumluluğun farkında olan ve gereklerini yerine getiren bir parti oldu. 
Şehirlerimizde, ilçelerimizde, köylerimizde tüm milletimize hizmet eden yatırımların bu sorumluluğun bir ifadesi… Bundan 15-20 yıl önce hayal dahi edilemeyen hizmetleri bugün halkımızla buluşturuyoruz. Türkiye, dünyanın sayılı büyüklükteki barajlarını, tünellerini, köprülerini, hava limanlarını hayata geçiren bir ülke haline geldi. Bu duruma gelinmesinde en büyük etken millete ve devlete karşı sorumluluk bilincimizi sürekli diri tutmamızdır. İlk günkü heyecanla millete, ülkeye hizmet etme aşkımızın tazeliğini koruyor olmasıdır. 
Büyük hedefler önümüze konuluyor. 2023, 2053, 2071 gibi bu hedefler ne kadar gerçekçi?
Liderimiz, Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan ilk kez bu hedefleri dillendirdiğinde bazı kesimler buna inanmakta zorlandılar. Her şeyden önce bu hedefler öylesine seçilmiş tarihler değil. Tarihlere baktığımızda, 2023 cumhuriyetimizin yüzüncü yılı. 2053 ise Osmanlı Devletinin İstanbul'u fethederek bir cihan devleti haline geldiği tarihin 600'ncü yıl dönümü. Çağ açıp, çağ kapatan bir millet olmamıza atıf… 2071 ise Sultan Alparslan'ın Anadolu kapılarını milletimize açtığı tarihin 1000. yılı. Bu tarihler milletimizin de devlet geleneğimizin de dönüm noktaları. 16 yılda başardıklarımız hesaba katıldığında bu hedefler de milletimizin azim ve kararlılığı ile rahatlıkla gerçekleştireceği hedefler. Dünyanın en büyük ilk 10 ekonomisinden birisi olma hedefimizden de vazgeçmeyeceğiz, çalışacağız, bu hedefi de yakalayacağız. Yeter ki biz millet olarak birlik ve beraberlik içinde aşkla çalışmaya, üretmeye devam edelim.  
16 yıl oldu. Birçok sorun, kalkışma, kriz… İl Başkanlığı, milletvekilliği, Belediye Başkanlığı… Çorum halkına, AK Partiye hizmet noktasında en büyük motivasyon kaynağınız/kaynaklarınız nedir?
16 yıl boyunca her girdiği her seçimi kazanmış, her seçimden büyük bir zaferle çıkmış bir partiden söz ediyoruz. Kendimi, böyle bir partinin kuruluşundan itibaren görev alan bir nefer olarak görüyorum. Kurucu il başkanlığı, milletvekilliği ve belediye başkanı olarak AK Partiye hizmet etmek büyük bir gurur kaynağı. Halkımıza, memleketimize ve partimize hizmette 16 yıldan beri en büyük motivasyon kaynağımız bu millettir. Liderine, Cumhurbaşkanına sahip çıkan, ona koşulsuz destek veren hemşehrilerimizdir. Türkiye sevdamızda en ufak bir azalma ve sapma söz konusu olmamıştır. 
AK Parti 16 yıl boyunca milletinin emrinde oldu. Millet de kuruluşundan beri AK Partinin hep yanında durdu. Siyasi literatüre bakıldığında bu kadar yıl bir partinin bu denli güçlü destekleniyor olması pek görülen bir durum değildi. AK Partiyi diğer partilerden ayıran en önemli şey nedir? 
AK Parti milletimizin inançlarıyla, değerleriyle siyaset üreten bir parti. Milletimizin sahiplendiği değerleri sahiplenen, bu değerleri de her şart ve koşulda koruyan bir parti. Sayın Cumhurbaşkanımız her zaman ifade ediyor: Biz millete efendilik yapmak için değil, milletimize hizmetkâr olmak için varız… İşte AK Partiyi diğer partilerden ayıran anlayış da budur… Güçlendikçe de bu anlayışımızı terk etmedik. Aksine bu anlayışımıza çok daha sıkı sarılarak, çok daha büyük hizmetler üretmenin gayretinde olduk. 
Bu gayretimiz de milletimiz tarafından her zaman görüldü, takdirle karşılandı…
En başarılı yatırım alanı hangisi sizce?
Böyle bir alan tespit etmek tabii ki çok güç. Herkesin malumu olduğu üzere 16 yılda Türkiye'nin geldiği noktayı hep birlikte görüyoruz. Her alanda hayal dahi edilemeyecek yatırımlar yapıldı, hizmetler üretildi, çalışmalar yapıldı. Ulaşım, sağlık, ekonomi, eğitim başta olmak üzere her alanda Türkiye geçmişle kıyaslanmayacak bir noktaya geldi.
15 Temmuz gibi büyük bir badireyi AK Parti olmasaydı atlatabilir miydik?
FETÖ, 40 yıllık bir projedir. Devleti ele geçirmeyi amaçlamıştır. Kendini hazır hissettiği anda ülkede hangi iktidar varsa FETÖ'nün hedefinde olması doğaldır. Sadece iktidarı değil devleti bütünüyle ele geçirip küresel güçlerle yeniden dizayn etme, bölme, her türlü işgale açık hale getirme gibi bir misyona hizmet eden darbe girişimi milletimizin asil duruşuyla engellenmiştir. Millet, Cumhurbaşkanımız gibi bir önderi kendine rehber seçmiş, O'nun çağrısı üzerine dünyanın en sivil direnişini, karşı koymasını gerçekleştirmiştir. AK Parti, bu büyük badireden de milletimizle omuz omuza vererek çıkmayı başarmıştır. 
Türkiye'de en büyük değişim hangi alanda oldu?
En büyük değişim zihniyette oldu. İnsanımızın özgüveni arttı. Kendi kendini idare edebilecek kendi bayrağına, kendi iradesine, kendi geleceğine sahip çıkma kararlılığı, azmi güçlendi. Vesayet ortadan kalktı ve tam bağımsız, güçlü Türkiye bu şekilde ortaya çıktı. 
AK Parti şehircilik anlayışı ile tüm şehirler bir değişim yaşadı. AK Parti belediyeciliğiyle birlikte Çorum'da neler değişti. 
Bugün, ülkelerin yarışının yerini büyük oranda şehirlerin yarışı almıştır. Orta ölçekli şehirler arasında Çorum, düne göre çok daha ileri bir noktadadır. Artık 20 yıl, 50 yıl sonrasını planlayan bir belediyecilik anlayışıyla yeni Çorum'u inşa ediyoruz. Daha yeşil, daha ulaşılabilir, daha modern bir Çorum, çocuklarımıza ve torunlarımıza bırakacağımız en büyük armağan olacaktır. AK Parti demek değişim demektir. İnsan odaklı belediyecilik anlayışımızla hem kimsesizlerin kimsesi düsturumuz, dezavantajlı kesimlere can suyu olmuştur hem de toplumsal barışa, sosyal gelişmeye çok önemli katkılar yapmıştır. Haberi Paylaşın:

DİĞER HABERLER