• Muzaffer KÜLCÜ Resmi Web Sitesi

HABERLER

16 Nisan devletin beka meselesidir Yayın Tarİhİ: 14.4.2017

Belediye Başkanı Muzaffer Külcü ile 16 Nisan referandumu üzerine Çorum Hakimiyet Gazetesi'ne açıklamalarda bulundu.

16 Nisan tarihinin önemine dikkat çeken Başkan Külcü, verdiği röpürtajda 16 Nisan’ı dört maddeyle özetledi. Devletin iki başlılıktan kurtulacağını, güvenoyunun sandıkta millet tarafından verileceğini, siyasi ve ekonomik istikrarın sağlanacağını aktaran Başkan, son olarak da yıllardır her fırsatta milletin geleceğine ipotek koyan vesayet odaklarının gücünün yok edileceğini söyledi.

Sayın Başkanım çok yoğun bir tempo içerisindesiniz. Gazetemize vakit ayırdığınız için öncelikle teşekkür ederim. Yeni anayasayı Çorum halkına anlatmak için neler yapıyorsunuz?

Referandum kararı alındıktan sonra hemşehrilerimize yeni anayasa ile ilgili bilgiler vermek, hemşehrilerimizi bilgilendirmek amacıyla çok sayıda program düzenledik. Ev sohbetleri yaptık, esnafımızı ziyaret ettik, ilanlar, broşürler hazırladık. Gece gündüz demeden hemşehrilerimize güçlü Türkiye için gereken yeni anayasanın önemini anlatmaya gayret ettik.

Referandumda AK Parti ve MHP başta olmak üzere evetçiler niçin evet denilmesi gerektiğini, CHP de niçin hayır denilmesi gerektiğini çeşitli kampanyalarla anlatıyor. Bu kampanyalarda insanların kafası karışıyor mu sizce? Bir anlaşılmazlık var mı yeni anayasa ile ilgili?

Aslında her şey çok açık. Yeni anayasa taslağı 18 maddeden ibaret. Bu 18 maddede neyin nasıl olacağı açıkça belirtilmiş. Sayın Cumhurbaşkanımız ve Sayın Başbakanımızın meydanlarda yeni anayasayı anlatmasıyla milletimiz artık niçin evet demesi gerektiğini çok iyi anladı. Anlamayan sadece Kemal Kılıçdaroğlu kaldı. Anladıklarını iddia ediyorlar ama söylediklerine bakınca aslında yeni anayasayı hiç okumadıklarını görüyoruz. Kendileri anlamadıkları gibi vatandaşı da yanlış bilgilendiriyorlar. Ama artık halkımız Kemal Kılıçdaroğlu gibi siyasilere itibar etmiyor. İnanmıyor bu tür siyasetçilere. Türk halkı Recep Tayyip Erdoğan gibi özü sözü bir liderlere inanıyor, O'nun sözüne itibar ediyor.

Nitekim daha birkaç gün önce Çorum'da yapılan mitingi hepimiz gördük. Çorum tarihinin en kalabalık mitingini Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan yaptı. Bu halkın sevgisi boşuna değil.

Yeni anayasa sürecine baktığımızda değişikliklere karşı olan bir grubu görüyoruz. Kim bunlar? HDP, CHP, Avrupa Birliği, ABD ve birtakım boyalı medya. Yeni anayasaya kimlerin karşı olduğuna bakarak bile niçin EVET dememiz gerektiğini daha iyi görebiliyoruz. Tüm şer odakları, Türkiye'nin güçlenmesine, güçlü Türkiye'ye karşı olan herkes, referandumda hayır diyeceklerini belirtiyor. Ama bilmiyorlar ki bu halk bu zamana kadar olduğu gibi 16 Nisan'da da Cumhurbaşkanının, Reis'inin yanında duracak ve evet diyecek.

Daha düne kadar askeri vesayetten şikâyet edenler, yeni anayasanın ihtiyaç olduğunu savunanlar bugün milletin yazdığı sivil anayasaya karşı çıkıyorlar? Bu keskin dönüşü neye bağlıyorsunuz?

Bildiğiniz gibi 1980'deki askeri darbe sonucu yazılan bir anayasa hala yürüklükte. Bu zamana kadar çok sayıda değişiklikler yapıldı, eklemeler çıkarmalar oldu 82 anayasasından. Anayasa değişikliği, bir 'millet ve memleket projesi'dir. Geçmişte Turgut Özal'dan Necmettin Erbakan'a, Süleyman Demirel'den Alparslan Türkeş'e ve Muhsin Yazıcıoğlu'na kadar tüm liderler Türkiye'de kalıcı istikrarın anahtarını başkanlık sisteminde görüyordu. Bugün önümüzde onların hayalini kurduğu sistemi gerçeğe dönüştürme fırsatı var. Bunu 80 milyon hep birlikte gerçekleştirecek.

Çok fazla geriye gitmeye gerek yok. 15 Temmuz'da bunun etkilerini gördük. Mevcut anayasa ile tam ve bağımsız demokrasimizi sürdürmek pek de mümkün olmuyor. 367 krizi, Deniz Baykal ve Sabih Kanadoğlu'nun nefret açıklamaları, medyanın tutumu ve 27 Nisan muhtırası gibi Türkiye'nin önünü tıkayan ciddi krizler yaşadık. Bunlar çok yakın zamanda yaşadığımız şeyler. Yeri geldi, statükonun bekçileri 82 anayasasına bile tahammül edemedi. Bu bozuk düzene bile razı olmadı. Kanun, anayasa dinlemeden akıllarına göre yorumladılar yasaları. Milletimiz bu zihniyetten çok sıkıntılar çekti. Ama artık kendi anayasasında bu tür sıkıntıları inşallah bir daha yaşamayacak.

Türkiye, özellikle AK Parti hükümetleri ile birlikte istikrarı yakaladı. Bunda Sayın Cumhurbaşkanımızın liderlik özellikleri hep ön planda oldu. Cumhuriyet tarihi boyunca çok az kişi böyle bir istikrar sağlayabildi. Peki istikrarın devamı için 100 yıl daha mı beklememiz gerekecek?

16 Nisan'da oylanacak Anayasa değişikliği paketinin hazırlanmasında AK Parti ile MHP ellerini taşın altına koydu. Şimdi sıra bizde. Sayın Cumhurbaşkanımızın 2002'de iktidara gelmesiyle birlikte Türkiye, cumhuriyet tarihinin en istikrarlı dönemini yaşadı. Halen de bu istikrar güçlenerek devam ediyor. Sayın Cumhurbaşkanımızın özverisi, gayretleri, çabası, gecesini gündüzüne katması, liderlik etmesi gibi özellikler bu istikrarın devam etmesinde ön plana çıkıyor.

Sizin de sorunuzda belirttiğiniz gibi biz böylesine güçlü bir yönetimi ve istikrarı 100 yılda bir yakaladık. Peki bundan sonrası da mı böyle olacak. Cumhuriyetimizin kurulduğu 1923'ten bu yana 93 yıl geçti. 93 yılda 65 hükümet kuruldu. ABD kurulalı ise 240 yıl olmuş. Donald Trump 45. ABD Başkanı olarak seçildi. Bizde hükümetlerin ömrü ortalama 1,4 yıl, Amerika'da ise ortalama 5 yıl. Böyle bir ortamda iç siyasette ve dış politikada güçlü bir Türkiye'den ne kadar söz edebiliriz.

AK Parti hükümetleri ekonomiye istikrar getirdi. Siyasi krizler güçlü liderimizle birlikte atlatıldı. AK Partinin tek başına iktidar olması istikrar ve büyümede büyük rol oynadı. Koalisyon dönemleri ülkemizin siyasetine, ekonomisine, eğitimine, sağlığına ve tüm hizmet alanlarına ciddi tahribatlar verdi.

16 Nisan Türkiye için niçin bu kadar önemli?

16 Nisan her şeyden önce bilinmelidir ki partilerin birbirleriyle yarıştıkları bir seçim değil. Daha güçlü, daha özgür, kararlarını kendisi verebilen, mazlumların hamisi bir Türkiye mi olacağız. Yoksa 15 yıl öncesi gibi siyasi krizlerle boğuşan, ekonomik krizlerle boğuşan ve bu sorunlarını halletmek için batıya muhtaç bir Türkiye mi olacağız. Bunun kararını vereceğiz. EVET diyenler güçlü devlet ve milletten yana tercihini kullanacak, HAYIR diyenler ise zayıf ve güçsüz Türkiye'den yana tercihini belirleyecekler.

16 Nisan devletimizin ve milletimizin beka meselesidir.

Son olarak yeni anayasa değişiklik paketini birkaç cümle ile özetlemek gerekirse ne söylersiniz?

Aslında bu değişikliklerin ilk adımını 2007 yılında yaşanan 367 krizi sonrasındaki referandumla atmıştık. Ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri bir kriz olmaktan çıkarılmıştı. Şimdiki değişiklikler ise esaslı 4 yenilik getiriyor.

Birincisi, sorumsuz Cumhurbaşkanlığı yerine hükümeti kuran, yargıya, millete sandıkta hesap veren sorumlu Cumhurbaşkanlığı geliyor. Böylece, Başbakanlık sona eriyor.

İkincisi, güvenoyunu seçim günü sanıkta millet tarafından verilecek ve yeteri kadar milletvekili çıkarıldı, çıkarılamadı tartışmalarıyla Türkiye vakit kaybetmeyecek.

Üçüncüsü, ilk iki maddenin neticesi olarak sürekli siyasi ve ekonomik istikrar yaşanacak.

Dördüncüsü ise iktidarın gizli ortakları olarak devlete sirayet etmiş vesayet odakları gücünü tamamen kaybedecek.

Haberi Paylaşın:

DİĞER HABERLER